Nederlands Turkce

 


ORUÇ AYETLERİ

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

183. Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.Umulur ki korunursunuz. Sure 2: Bakara Ayet: 183

 

أَيَّامًا مَّعْدُودَاتٍ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ وَعَلَى الَّذِينَ يُطِيقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكِينٍ فَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُ وَأَن تَصُومُواْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

 

184. Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı).Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder.(İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir.Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir.Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. Sure 2: Bakara Ayet: 184

 

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُواْ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ اللّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

 

185. Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur´an´ın indirildiği aydır.Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin.Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah´ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir. Sure 2: Bakara Ayet: 185

 

أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَى نِسَآئِكُمْ هُنَّ لِبَاسٌ لَّكُمْ وَأَنتُمْ لِبَاسٌ لَّهُنَّ عَلِمَ اللّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتانُونَ أَنفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنكُمْ فَالآنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُواْ مَا كَتَبَ اللّهُ لَكُمْ وَكُلُواْ وَاشْرَبُواْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ ثُمَّ أَتِمُّواْ الصِّيَامَ إِلَى الَّليْلِ وَلاَ تُبَاشِرُوهُنَّ وَأَنتُمْ عَاكِفُونَ فِي الْمَسَاجِدِ تِلْكَ حُدُودُ اللّهِ فَلاَ تَقْرَبُوهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

187. Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı.Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah´ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin.Bunlar Allah´ın koyduğu sınırlardır.Sakın bu sınırlara yaklaşmayın.İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar.Umulur ki korunurlar. Sure 2: Bakara Ayet: 187

 

وَأَتِمُّواْ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ وَلاَ تَحْلِقُواْ رُؤُوسَكُمْ حَتَّى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضاً أَوْ بِهِ أَذًى مِّن رَّأْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِّن صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ فَإِذَا أَمِنتُمْ فَمَن تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلاثَةِ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌ ذَلِكَ لِمَن لَّمْ يَكُنْ أَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاتَّقُواْ اللّهَ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

196. Haccı ve umreyi Allah için tam yapın.Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin.Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir.(Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir.Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür.Bu söylenenler, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir.Allah´tan korkun.Biliniz ki Allah´ın vereceği ceza ağırdır. Sure 2: Bakara Ayet: 196

 

 

ORUÇ İLE İLGİLİ BAZI HADİS-İ ŞERİFLER

 

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: "إذا رأيتموه فصوموا، وإذا رأيتموه فأفطروا، فإن غمّ عليكم فاقدروا له" متفق عليه وفى لفظ: "فاقدروا له ثلاثين" وفى لفظ "فأكملوا عدة شعبان ثلاثين" رواه البخارى

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki;Ramazan Orucuna, hilali görerek başlamak veyahut (bulutlu günde hilal gözükmezse) otuz güne tamamlamak vaciptir. Peygamber (a.s.) Ramazandan bahisle: "Hilali görmedikçe oruç tutmayınız. Ve yine hilali görmedikçe iftar etmeyiniz (bayram yapmayınız). Eğer hilal size karşı bulutla örtülürse, hilal için takdir (yani hesap) yapınız" buyurmuştur.(Buhari-Müslim)

Bir başka lafızla “Eğer hilal size karşı bulutla örtülürse, hilal için takdir (yani hesap) yapınız" buyurmuştur.(Müslim) bir başka lafızda “ Şabanı otuza tamamlayın” (Buhari)

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا دَخَلَ رَمَضَانُ فُتِّحَتْ أَبْوَابُ الجَنَّةِ، وَغُلِّقَتْ أَبْوَابُ النَّارِ، وَسُلْسِلَتِ الشَّيَاطِينُ.

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; "Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur." (Buhari, Müslim, Nesâî).

 Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!'' desin (ve ona bulaşmasın).

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَخُلُوفُ فَمِ الصَّائِمِ اَطْيَبُ عِنْدَ اللّهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ رِيحِ الْمِسْكِ

 Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; "Oruçlunun ağız kokusu "Kıyamet günü" Allah yanında misk kokusundan daha hoştur."

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ صَامَ يَوماً فِي سَبِيلِ اللّهِ تَعَالَى جَعَلَ اللّهُ بَيْنَهُ وَبَيْنَ النّارِ خَنْدَقاكَمَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالارْضِ. أخرجه الترمذي.

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; "Kim Allah Teâla yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar." (Tirmizî ).

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: "تسحروا فإن فى السحور بركة" متفق عليه"

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; "Sahur yapınız zira sahurda bereket vardır.".(Buhari-Müslim)

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir.

 

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إنَّ فِي الجَنَّةَ بَاباً يُقَالُ لهُ الرَّيَّانُ َ يَدخُلُهُ إلاَّ الصَّائِمُونَ ، فَإِذَا دَخَلُوا أُغْلِقَ فَلاَ يَدْخُلُ مِنْهُ أَحَدٌ. أخرجه الخمسة إلاأبا داود. وزاد الترمذي: »وَمنْ دَخَلَهُ َلايَظْمَاُ أبَدَاً« .

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki;"Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez." (Buharî, Müslim, Nesâî, Tirmizî,).

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: " من صام رمضان ايماناً واحتساباً غفر لهما تقدم من ذنبه، ومن قام رمضان ايماناً واحتساباً غفر له ما تقدم من ذنبه، ومن قام ليلة القدر إيماناً واحتساباً غفر له ما تقدم من ذنبه"

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki;Ramazanın farz olduğuna inanarak ve mükafatını umarak oruç tutan kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari-Müslim)

 

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki;(Muteber) oruç, (hep beraber) tuttuğunuz gündekidir. (Muteber) iftar, hep beraber) ettiğiniz gündekidir. (Muteber) kurban (hep beraber) kurban kestiğiniz gündekidir.

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Kim orucu fecirden önce niyetle (kesin kılmazsa) onun orucu yoktur.

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin.

 

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَيْسَ فِي الصّيَامِ رِيَاءٌ

 Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; "Oruçta riya yoktur"

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:منذرعه قيئ وهو صائم فليس عليه قضاء و ان استقاء فليقض


Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; "Oruçlu kimseye kusmak gelir de kendisine hakim olamazsa ona kaza gerekmez. Her kim de kendi isteği ile kusarsa orucunu kaza etsin"

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak (kan aldırmak), kusmak, ihtilam olmak.

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اذا نسيفاكل او شرب فليتم صومه فانما اطعمه الله و سقيه


Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; "Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allâh yedirmiş, içirmiştir"

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ثلاث لايفطرنالصائم الحجامة و القيئ والاحتلام


Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; "Üç şey vardır orucu bozmaz: Kan aldırmak, kusmak, ihtilam olmak"

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: "من لم يدع قول الزور والعمل به فليس لله حاجة فى أن يدع طعامه وشرابه" رواه البخارى

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Kim Yalan konuşmayı  ve gereğince amel etmeyi terk etmeyecek olursa, Allah’ın onun yemesini ve içmesini terk etmesine haceti yoktur. (Buhari)

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise: "Ben oruçluyum" desin.

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe (nafile) oruç tutmasın.

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar.

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : منْ فَطَّرَ صَائِماً كان لهُ مثْلَ أجْرهِ  غَيْرَ أنَّهُ َلايَنْقُصُ منْ أجْرِ الصَّائِمِ شَيئْاً. أخرجه الترمذي .

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki;"Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksiltme olmaz." (Tirmizî, İbnu Mâce).


Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Kim, üzerinde Ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri,orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.

و كان يعتكف العشر الاواخر من رمضان حتى توفاه الله، واعتكف من بعده أزواجه

Aişe der ki, Allah vefat ettirinceye adar Peygamber ramazanının son 10 gününde itikaf ederdi, kendinden sonra da zevceleri itikaf etti. (Buhari-Müslim)

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: "من صام رمضان ثمّ أتبعه ستاً من شوال كان كصيام الدهر"

Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; Kim ramazan orucunu tutar, sonra Şevvalden de 6 gün oruç tutarsa, sanki bir yılı orucu tutmuş olur.” (Müslim)

 

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: من افطر يوما من رمضان من غير رخصة و لا مرض لم يقض عنهصوم الدهر كله و ان صامه


Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; “Kim hastalığı ve bir ruhsatı olmaksızın Ramazan ayından bir gün oruç tutmasa bütün günleri oruç tutsa yine bu orucu yerine getiremez”

 

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلصِّيَامُ جُنَّةٌ مَالَمْ يَخْرُقْهَا بِالْغِيبَةِ

  Resûlullah(s.a.v.) buyurur ki; "Oruç, gıybetle yırtmadığı müddetçe, kişiye bir kalkan, bir sığınaktır"

 

 

صُومُوا تَصِحُّوا

 "Oruç tutun, sıhhat bulun."

* Birçok hadiste, orucun insanda ruhî terbiye vasıtası olan, en mühim erdemlerden "sabr"a alıştıracağı belirtilir. Bir hadis şöyle:

 اَلصِّيَامُ نِصْفُ الصَّبْرِ

 "Oruç sabrın yarısıdır."

*Oruç günahlara karşı bir perde, bir siperdir:

 اَلصِّيَامُ جُنَّةٌ وَهُوَ حِصْنٌ مِنْ حُصُونِ الْمُؤْمِنِ

 "Oruç bir perdedir, mü'minin sığınacağı kalelerden bir kaledir..."

* Oruç cehenneme karşı da bir perdedir:

اَلصِّيَامُ جُنَّةٌ وَحِصْنٌ حَصِينٌ مِنَ النّارِ

 "Oruç ateşe karşı bir perde, müstahkem bir kaledir";

 اَلصِّيَامُ جُنَّةٌ مَالَمْ يَخْرِقْهَا بِالْكَذِبَ اَوْ غِيبَةٍ

 "Oruç ateşe karşı (sağlam) bir perdedir, yeter ki yalanla, gıybetle kişi onu yırtmamış olsun."

* Oruç en makbul, en sevaplı bir ibadettir:

 نَوْمُ الصَّائِمِ عِبَادَةٌ وَصَمْتُهُ تَسْبِيحٌ وَعَمَلُهُ مُضَاعَف وَدُعَاءهُ مُسْتَجَابٌ وَذَنْببُهُ مَغْفُورٌ

 "Oruçlunun uykusu ibadettir, susması tesbihtir, amelleri misliyle kabul edilir, duası makbul, günahı affedilir."

 اَلصِّيَامُ َلارِيَاءَ فِيهِ قَالَ اللّهُ تَعالَى هُوَ لِي وَاَنَا اُجْزِي بِهِ

 "Oruçta riya yoktur. Allah Teâla Hazretleri buyurur ki: "Oruç benim içindir, onun mükâfatını ben vereceğim, oruçlu yiyecek ve içeceğini benim için bıraktı."

 إنّ الصَّائِمَ إذَا أُكِلَ عَنْدَهُ لَمْ تَزَلْ تُصَلِّي عَلَيْهِ الْمَلائِكَةُ حَتّى يَفْرُغَ مِنْ طَعَامِهِ

 "Oruçlunun yanında birisi yemek yiyince melekler ona rahmet okurlar, bu hal, öbürü yemesini bitirinceye kadar devam eder."

عن أبي هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : كُلُّ عَمَلِ ابْنُ آدَمَ يُضَاعَفُ، الْحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا إِلَى سَبْعِمِائَةِ ضِعْفٍ. قَالَ اللّهُ تَعَالَى: إَِّلاالصَّوْمَ فَإِنَّهُ لِى وَأنَا أَجْزِى بِهِ يَدَعُ شَهْوَتَهُ وَطَعَامَهُ مِنْ أَجْلِي: لِلصَّائمِ فَرْحَتَانِ، فَرْحَةٌ عِنْدَ فِطْرِهِ، وَفَرْحةٌ عِنْدَ لِقَاءِ رَبِّهِ، وَلَخُلُوفَ  فَمِ الصَّائِمِ أطْيَبُ عِنْدَ اللّهِ مِنْ رِيحِ المِسْكِ[.

1. (3107)- Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Rasûlullah’ı (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ademoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenab-ı Hakk'ın bu husustaki sünneti şudur:) Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yedi yüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri (bir hadis-kudsîde) şöyle buyurmuştur: "Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi) mükâfatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terketti.""Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir, diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halûf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur."

الصِّيَامُ جُنَّةٌ، فَإِذَا كَانَ يَوْمُ صَوْمِ أَحَدِكُمْ فَلاَ يَرفُثْ ، وَلاَ يَصْخَبْ، فَإِنْ شَاتَمَهُ أَحَدٌ، أَوْ قَاتَلَهُ فَلْيَقُلْ إِنِّي صَائِمٌ. إِنِّي صَائِمٌ.

2. (3108)- Bir rivayette de şöyle buyrulmuştur: "Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin (ve ona bulaşmasın)." )Buhari, Müslim).

اَلصِّيَامُ جُنَّةٌ كَجُنَّةِ اَحَدِكُمْ مِنَ الْقِتَالِ

"Oruç, birinizin savaştaki zırhınız gibi ateşe karşı zırhınızdır" veya:

اَلصِّيَامُجُنَّةُ وَحِصْنٌ حَصِينٌ مِنَ النّارِ

  "Oruç, ateşe karşı kalkandır ve müstahkem bir kaledir." Bazı rivayetlerde,

اَلصِّيَامُ جُنَّةٌ مَالَمْ يَخْرُقْهَا بِالْغِيبَةِ

  "Oruç, gıybetle yırtmadığı müddetçe, kişiye bir kalkan, bir sığınaktır"

مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزٌّورِ وَالْعَمَلَ بِهِ فَلَيْسَ للّهِ حَاجَةً فِي اَنْ يَدعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ

Kim yalan söylemeyi, yalanla iş yapmayı bırakmazsa, Allah'ın onun yemesini içmesini terketmesine ihtiyacı yoktur"

Müslim'in rivayeti şöyle:

لَخُلُوفُ فَمِ الصَّائِمِ اَطْيَبُ عِنْدَ اللّهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ رِيحِ الْمِسْكِ

 "Oruçlunun ağız kokusu "Kıyamet günü" Allah yanında misk kokusundan daha hoştur."

İbnu Hacer, daha başka karîneler göstererek itiraza hak vermez.

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ صَامَ يَوماً فِي سَبِيلِ اللّهِ تَعَالَى جَعَلَ اللّهُ بَيْنَهُ وَبَيْنَ النّارِ خَنْدَقاً

كَمَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالارْضِ. أخرجه الترمذي.

3. (3109)- Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim Allah Teâla yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar." (Tirmizî).

 

وعن أبى أمامة رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال: قُلْتُ يَا رَسُولُ اللّهِ: مُرْنِي بِأَمْرِ يَنْفَعُنِي اللّهُ تَعَالَى بِهِ، فَقَالَ : عَلَيْكَ بِالصَّوْمِ فَإِنَّهُ عَدْلَ لهُ. أخرجه النسائي

Ebu Ümâme (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü dedim, bana öyle bir amel emret ki (yaptığım takdirde) Allah beni mükâfatlandırsın.""Sana dedi, orucu tavsiye ederim, zira onun bir eşi yoktur." )Nesâî).

 

قَالَ رَسُولُ اللّهِ: إنَّ فِي الجَنَّةَ بَاباً يُقَالُ لهُ الرَّيَّانُ َ يَدخُلُهُ إلاَّ الصَّائِمُونَ ، فَإِذَا دَخَلُوا أُغْلِقَ فَلاَ يَدْخُلُ مِنْهُ أَحَدٌ[. أخرجه الخمسة إلاأبا داود. وزاد الترمذي: »وَمنْ دَخَلَهُ َلايَظْمَاُ أبَدَاً« .

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez." [Buharî, Müslim, Nesâî, Tirmizî,Müslim,).Tirmizî'nin rivayetinde şu ziyâde var: "Oraya kim girerse ebediyyen susamaz."

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : منْ فَطَّرَ صَائِماً كان لهُ مثْلَ أجْرهِ  غَيْرَ أنَّهُ َلايَنْقُصُ منْ أجْرِ الصَّائِمِ شَيئْاً. أخرجه الترمذي .

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksiltme olmaz." )Tirmizî, İbnu Mâce).

 

و عنه رَضِىَ اللّهُ عَنْه: قَالَ قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا دَخَلَ رَمَضَانُ فُتِّحَتْ أَبْوَابُ الجَنَّةِ، وَغُلِّقَتْ أَبْوَابُ النَّارِ، وَسُلْسِلَتِ الشَّيَاطِينُ. أخرجه الستة إ أبا داود .

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.") Buhari, Müslim, Nesâî).

 

صوم ثلاثة ايام من كل شهر صوم الدهر كله 

Her ay üç gün oruç tutmak bütün seneyi oruçla geçirmek gibi olur

اذا نسي فاكل او شرب فليتم صومه فانما اطعمه الله و سقيه

"Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allâh yedirmiş, içirmiştir"

من ذرعه قيئ وهو صائم فليس عليه قضاء و ان استقاء فليقض 

"Oruçlu kimseye kusmak gelir de kendisine hakim olamazsa ona kaza gerekmez. Her kim de kendi isteği ile kusarsa orucunu kaza etsin"

من افطر يوما من رمضان من غير رخصة و لا مرض لم يقض عنه صوم الدهر كله و ان صامه

Kim hastalığı ve bir ruhsatı olmaksızın Ramazan ayından  bir gün oruç tutmasa  bütün günleri oruç tutsa yine bu orucu yerine getiremez

والصيام جنة فاذا كان يوم صوم اخدكم فلا يرفث و لا يسخب فان سابه احد او قاتله فليفل اني صائم 

         “Oruç kalkandır. Biriniz oruçlu iken çirkin, kötü ve kaba söz söylemesin, bağırıp çağırmasın, kavga etmesi. Birisi kendisine söver yada çatarsa ona ‘ben oruçluyum’ desin

   رب صائم ليس له من صيامه الا الجوع و رب قائم ليس له من قيامه الا السهر

         “Nice oruç tutanlar vardır ki onların oruçtan nasipleri sadece aç (ve susuz)kalmalarıdır. Nice geceleri namaz kılanlar vardır ki onların namazdan nasipleri sadece uykusuz kalmaktır

كل عمل ابن ادم له الا الصيام فانه لي و انا اجزي به  

Oruç hariç, Adem oğlunun her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, onun ödülünü ben vereceğim"

إنّ الاسلامَ بُنِىَ علَى خمسٍ: شَهادَةِ أنْ َ إلَهَ إّ اللّهُ، وَأنّ مُحمّداً عَبْدُهُ وَرَسُولهُ، وإقَامِ الصَّةِ، وَإيتاءِ الزَّكاةِ، وَحجِّ البَيْتِ، وصَوْمِ رَمَضَانَ

"İslâm beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kâbe'ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak"

لاَ تَصُومُوا حَتَّى تَرَوُا الهـِلاَل، وَلاَ تُفْطَروا حَتّى تَرَوْهُ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدُرُوا لَهُ

"Hilali görünceye kadar oruç tutmayın,yine(müteakip) hilali görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin

وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهما قال: ]جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النّبيِّ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: إِنِّي رَأَيْتُ الْهِلاَلَ. يَعْنِى هِلاَلَ رَمَضَانَ فَقَالَ : أَتَشْهَدُ أنْ َ ألهَ إِّلاَ اللّهُ؟ قَالَ: نَعَمْ قَالَ: أَتَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً رَسُولُ اللّهِ؟ قَالَ: نَعَمْ. قَالَ يَا بِلاَلُ: أَذِّنْ في النَّاسِ أَنْ يَصُومُوا غَداً

 

"Bir Bedevi Rasülullah'a (s.a.v.) gelerek:"Ben hilali yani ramazan hilalini gördüm!" dedi.

Sâllâllahû Aleyhi ve Sellem:Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet getirir misin?" diye sordu. Adam "evet" deyince:

"Muhammed'in Allah Resulü olduğuna da şehadet eder misiniz?" dedi. Adam buna da: "evet" diye cevap verince. Efendimiz:"Ey Bilal! dedi. halka yarın oruç tutmalarını ilan et!"

أهْلِ  الكِتَابِ أكْلَةُ السَّحَرِ

Amr İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir.”(Kütübü sitte 3181)

قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: تَسَحَّرُوا فَإِنَّ فِي السَّحُورِ بَرَكَةً

 “Sahura kalkın, çünkü sahur yemeğinde bereket vardır.” (Buhârî, Savm 20; Müslim, Sıyâm 45),

قَالَ: اسْتَعِينُوا بِطَعَامِ السَّحَرِ عَلى صِيَامِ النَّهَارِ. وَبِالْقَيْلُو لَةِ عَلَى قِيَامِ اللَّيْلِ.فِي الزوائد

“Sahur yemeği ile gündüz tutacağınız oruca ve öğle üzeri uykusuyla da (kaylûle) teheccüd namazına kuvvet kazanın.” (İbn Mâce, Sıyâm 22).  

قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ َ يَزَالُ النَّاسُ بِخَيْرٍ مَا عَجَّلُوا الْفِطْرَ. فَإنَّ الْيَهُودَ يُؤَخِّرُونَ.فِي الزوائد

"Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "İnsanlar iftarı tacil edip (geciktirmedikleri) müddetçe hayır üzere devam ederler. Öyleyse iftarı tacil edin (ilk vaktinde orucunuzu açın). Çünkü yahudiler, iftarlarını tehir ederler"

الْتَمِسُوهَا فِى الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِى تَاسِعَةٍ تَبْقَى ، فِى سَابِعَةٍ تَبْقَى ، فِى خَامِسَةٍ تَبْقَى

 “Siz Kadir gecesini Ramazanın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız” buyurulmuştur.[1] Başka bir hadisinde de,

فَمَنْ كَانَ مُتَحَرِّيَهَا فَلْيَتَحَرَّهَا فِى السَّبْعِ الأَوَاخِرِ 

 “Kim kadir gecesini ararsa onu (Ramazanın) son yedi günü içerisinde arasın” buyurulmaktadır.

 



[1]Buharî, Leyletü’l-Kadr, 2, II, 253; Müslim, Sıyam, 40. I,828; Tirmizî, Savm,72. IV,158.

Önümüzdeki ilk 3 faaliyet
Faaliyet takvimi
Ekim 2017
MaDiWoDoVrZaZo
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31          
Namaz vakitleri


Cuma hütbesi

Müslüman kadının toplumdaki yeri

Müslüman kadının toplumdaki yeri “Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder,…

» Devamını oku